22 Temmuz 2010 Perşembe

tebriz -10.07.2010


Bu sayfayı aşağıdan yukarıya doğru okumalı..












İl Gölü ...gece. Bu günlük bu kadar. Otele dönüp yatıyorum. Yarın Tebriz pazarını gezeceğim.














Tebriz'in piknik, gezinti alanı İl Gölü veya diğer adıyla Şah Gölü.. Tebriz'in yüksekçe bir mevkiinde, yeşillek içinde yapay bir göl etrafında park gezinti alanı oluşturulmuş. Yakınında beş yıldızlı güzel bir otel yapılmış. İran'ın her bölgesinden buraya yoğun bir gelen var. Beni getiren azeri gençlerle güneş batana kadar bu alanda turluyoruz. İran'da dışarda yatma geleneği var. Çadırını, yorganını alan kendinie yüksek, daha serin ağaçlı, yeşili olan mekanlara atıyor, geceyi geçirdikten sonra güneş tekrar doğduğunda evlerine dönüyor. Öğle sıcağında dükkanlar 3-4 saat kapalı.. Batı ülkelerindeki siesta burada da mevcut..








İl Gölü'ne giden yolda modern yapılaşmalar dikkat çekiyor..













Makber-i Şuara (Şairler Mezarlığı) anıtı..Tebriz..











Şehriyar'ın büstü.. İran şairlerine en az siyasetçileri kadar önem veren bir ülke.. Şairleri adına anıt mezarlık yapan başka ülke var mı bilmiyorum..

























Şairler Mezarlığına beni getiren azeri gençler..Üçüncüsü fotoğrafımızı çekiyor..













Şehriyarın anıt türbesi ..Makber_i Şuara denilen mekan. Ünlü Azeri şairi Şehriyar'la birlikte 6 şairin adı burada anılıyor.












Gök Mescid giriş kapısı ..












Gök mescidin avludan görünüşü..














Arkeoloji müzesinin alt salonunda günümüz İran heykeltraşlarının yaptığı insanlıkla igili birtakım çalışmalar vardı..bana çok kaba göründü ..











Eski devirden kalmış yanyana iki insan iskeleti müzede sergileniyor..












Bana rehberlik yapan azeri genç.. ısrarla müze giriş biletimi aldı..







































Tebriz Arkeoloji müzesi..










Tebriz'de otobüs durağı ..Soldaki yazı bir şirket reklamı..Sağdaki yazı ise mehdi gelecek kurtaracak türü sözler yazılı olduğunu söylüyor tercime eden ..Ben yönü gösteren bir yazı olsa veya Tebriz'in reklamı olsa daha anlamlı olurdu gibi şeyler söylerken, azeri esnaf , bana o da reklam.. mollaların reklamı diyor...

























Tebriz meydanlarından..
































Arge-i Tebriz ...(Tebriz Kalesi)

















Tebriz Mescid i Cuma...yeni bir yapı..Arge i Tebriz ile yan yana...Otele yerleşip banyo, traş derken dışarı çıkıyor yürüyerek Arge -i Tebriz Kalesine gidiyorum. İlhanlılar zamanında 1300 lerde tuğladan yapılmış, sadece girişkapı kısmı ayakta olan 26 metre yüksekliğinde bir yapı.. aynı alanda yeni bir Cuma Mescidi yapılmış, inşaatı heniz tamamlanmamış, minareleri çok sevimsiz
görünüyor

















Tebriz Kalesinin
bulunduğu alanda yapılmış. Kalenin bulunduğu alanın altında kale kalıntıları bulunduğu halde yeni bir mescidin burada, bitişik yapılmış olması kalenin önünde rehberlik yapan azeri gençlerin de hayıflandığı bir konu.. Mollaların eski eserlere önem vermediğini olanı korumadıklarını dile getiriyorlar..


















Kuruyemiş dükkanı..Antep fıstığının bol miktarda yetiştirildiği İran'da fiyatlar çok da ucuz değil. Kilosu 18 dolar..daha düşük fiyata da var..biraz alıp tadına bakıyorum.. bizdeki gibi kavruk ve de gevrek değil
















Tebriz Caddeleri...














Tebriz'de tren istasyonunun önündeki meydan..














Pasaport işlemlerini yaptırıyoruz..


Saat 13:00 Tebriz'e varıyor tren. İstanbul Haydarpaşa'dan ayrıldıktan 61 saat sonra Tebriz'deyim.Tebriz tren garından Rahe Şehnaz merkeze gitmek için otobüs durağına gidiyorum , 1000 tümene (1 dolar) kart alıyorum, üç kullanımlık. Otel için biraz araştırıyorum. Morvarid Otel 26,5 dolar istiyor geceliğine..pahalı geliyor bana..bende biraz ilerisinde olan Djan Nama (Cinannuma) oteli geceliği 14 dolara tercih ediyorum. Otel klimasız, banyolu.. ama yol üzeri olduğundan hem sıcağı hem de araçların erkenden başlayan gürültüsü ile hiç te rahat etmediğim bir yer olacak..






İki azeri genç ..Bahtiyar ve Mehdi.. Biri Hacettepe'de resim , diğeri avrupa'da sosyoloji tahsilinde..





İran trenine binmek için feribot çıkışında biletlerimize numara verecekleri bir binaya giriyoruz. Haydarpaşa'da aldığım biletin üzerine tekrar bir çıkartma yapıştırıyorlar. İran treni bizim trenden de eski, kompartımanda iki azeri Türk ile beraberim. Bahtiyar ve Mehdi. Saat 01:00 gece oldu. Üst ranzaya çıkıp yatıyorum, tren oldukça sarsıntılı gidiyor ama yorgunluktan uyuyakalıyorum. Sabah 04:20 'de kompartımanın camına vuruluyor, Kapıköy gümrük kapısı çıkışındayız. Sırayla işlemleri yapılıyor, 15 TL çıkış harcı alıyorlar.
İran gümrük işlemi trende pasaportlar toplanarak yapıldı. Biz de vakit kaybetmeyeceğiz diye sevinirken tren İran'ın Selmas denilen İlçesinde duruyor. Kapılar kapalı aşağı inemiyoruz. Yasak. Tahminen 1,5 saat duran trende, klima çalışmadan oturuyoruz, duran trende tuvaletler kilitli, millet sıkıntıda. Derken kapıları açtılar inebilirsiniz. İndik.. Gar binasına doğru giderken bir anons tren hareket ediyor terene binin.. biniyoruz. Hareketsiz bir 15 dakika daha..nihayet hareket.
Yol üzerinde Urumiye tuz gölü...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder